Türkiye’de Voleybol

Türkiye voleybol ile Birinci Dünya Savaşı yıllarında tanışmıştır. İstanbul’da Genç Erkekler Hristiyan Birliği isimli spor kulübünün müdürü olan Dr. Deaver, 1919 ile 1925 yılları arasında spor salonunda voleybol oynatmaya başlamıştır. Voleybol Türkiye’de de kısa zamanda ilgi çekmeye başlamıştır. Cacaloğlu’nda bulunan Erkek Muallim Mektebi’nin beden eğitimi öğretmeni olan Selim Sırrı Tarcan, voleybolu öğrencilerine öğretmeye başladı. 1920 yılı ile 1924 yılı arasında Erkek Muallim Mektebi’nde oynanan voleybol kısa sürede yayılmaya başladı. Galatasaray, Vefa, İstiklal, Kabataş, İstanbul liseleri başta olmak üzere birçok lisede oynanmaya başladı.

Lise de voleybol oynayan kişiler mezun olduktan sonra, üniversitelerde de çalışmalar yapmıştır. Üniversitelerde voleybol kulüplere doğru genişlemiştir. Kulüpler arası lig maçları yapılmaya başlandığında çeşitli kentlerde turnuvalar düzenlendi. 1949 yılında Türkiye Voleybol Şampiyonası yapıldı. 1951 yılında oynanan İstanbul Voleybol Ligi 7 takımdan oluşmaktaydı. Bu takımlar Galatasaray, Vefa, Kadıköyspor, Moda, Kurtuluş, Altınordu, Beyoğluspor’dur.

İlk yabancı karşılaşmamız 1946 yılında Yunanistan’a karşı yapılmıştır. 1946 yılında Türkiye’ye gelen basketbol takımı içerisinde voleybolcularda yer almaktaydı. Bu durum öğrenilince bir maç düzenlenmiştir. 3 set üzerinden yapılan maçı Türkiye 2-0 kazanmıştır.

1952 yılında üniversiteli sporcular tarafından oluşan bir basketbol ve bir voleybol takımı Kahire’ye götürülmüştü. Türk voleybolcular burada yabancı hakemlerden, Türkiye’de uygulanan kuralların değiştirilmiş olduğunu öğrendi. Bunun üzerine 1953 yılında Yugoslavya ile İstanbul’da bir maç yapıldı. Türkiye Yugoslavya karşısında 3-1 yenilmiştir.

Türkiye daha üç pasör üç smaçör anlayışını aşamamışken; Yugoslavlar pasör kaçırarak üç oyuncu ile beraber hücum ediyordu. Ayrıca Türkiyeli oyuncular bu maçta çok fazla faullü vuruş yapmış ve çok fazla kural hatası yapmıştı.

Uluslararası Maçlar

Spor Oyunları Federasyonu’nu bu dönemde basketbol, futbol, voleybol gibi birçok sporu birlikte yönetiyordu. Yugoslavya yenilgisi sonrası Türkiye’de bulunan antrenörlerin eğitilmesi için Danila Pojar ismindeki bir Yugoslav antrenörü Türkiye’ye getirdi. Pojar, Türkiye’deki maçları inceledi, kuşlar verdi. Daha Sonra Ankara’da Yunanistan ve Yugoslavya’nın bulunduğu üçlü turnuvayı Türkiye kazandı. Ancak 1954’de Belgrad ile Yugoslavya’da yapılan maçta 3-0 Türkiye yenildi ve maç 17 dakika sürdü.

1955 yılında hiçbir ulusal maç yapılmadı. Ancak 1953-1957 yılları arasında yıl şampiyon olan Galatasaray voleybol takımı birçok yabancı takım ile maç yaptı. Takımın en iyi oyuncularından olan Ayhan Demir aynı zamanda takımın antrenörüydü. Galatasaray 5’li turnuvadan 3’üncü olarak ayrıldı.

1956 yılında Paris’te yapılan Erkekler Dünya Şampiyonası’na Türkiye’de katıldı. Bu turnuvada Sovyetlere 3-0, Kore’ye 2-0 önde iken 3-2 kaybetti. Klasman grubuna kalan Türkiye Luxemburg’u 3-0 yendi ve Hindistan’a 3-0 yenildi ve sıralamayı 22’inci bitirdi. Takıma yine Ayhan Demir antrenörlük yapmıştır. Ayhan Demir aynı zamanda oyuncuydu. Ancak bütün takımların kenarda bulunan antrenörü vardı.

1957 yılında İstanbul’un ev sahipliği yaptığı Fatih Kupası turnuvası düzenlendi. Turnuvaya Türkiye’nin yanında Sovyetler Birliği, Romanya, Çekoslovakya, Bulgaristan, Yugoslavya ve İran katıldı. Türkiye’yi maça Çekoslovakya’dan getirilen Jiri Kobrle hazırlamıştır. Türkiye turnuvada sadece İran’ı yenmiştir. İran’ı 3-0 yendi, ancak diğer takımlardan set alamadı.

1958 yılında voleybol, Spor Oyunları Federasyonu’ndan ayrıldı ve Voleybol-Eltopu Federasyonu kuruldu. Bu ayrılma voleybolun hızlı bir şekilde gelişmesini sağladı. 1958 yılında Prag’da yapılacak Avrupa Erkekler Şampiyonası’na Türkiye’yi Rumen antrenör Nicolae Sotır çalıştırdı. Türkiye bu şampiyonadan 11’inci olarak ayrıldı. Turnuvada Avusturya, Arnavutluk, Mısır ve Finlandiya’yı yendi.

Fatih Turnuvası büyük ilgi görünce 1965 yılına kadar dört adet İstanbul Enternasyonal Voleybol Turnuvası yapıldı. Bu turnuvalarda Çekoslovakya, Sovyetler Birliği, Romanya, Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Yugoslavya yer aldı. Bu turnuvalar için Rumen Antrenör Nicolae Murafa getirildi. Murafa ayrıca genç erkek takımını da çalıştırdı.

Türkiye’de Voleybol Son Hızla Gelişiyor

1966-1967 sezonunda yılların şampiyonu Galatasaray, şampiyonluğu Fenerbahçe’ye kaptırdı. Türkiye, Ağustos 1966 yılında Macaristan’da yapılan Genç Erkekler Voleybol Şampiyonası’nda 12’nci oldu. Ekim ayında ise Çekoslovakya’da düzenlenen 6. Erkekler dünya Şampiyonası’na katılan takımımızda 5 genç oyuncu vardı. Takımı Murafa yönetiyordu. Türkiye ulusal takımı bu turnuvada 15’inci olmayı başardı.

1967 yılında yapılan Avrupa Voleybol Şampiyonası yirmi erkek ve on yedi kız takımının katıldığı maçlar düzenlendi. 1958-1966 yılları arasında Türkiye’de voleybol hakkındaki bilgisizlik ortadan kaldırıldı ve büyük bir ilerleme yaşandı. 1966 yılından sonra dünyada Japon voleybolu hakim oldu. Japon voleybolu hızlı bir şekilde oynanmakta ve erken sıçrama üzerine kuruludur.

1970-1971 yıllarında Türkiye ulusal takımını Bulgar antrenör Kosta Şapof çalıştırdı. Şapof; erken sıçrama üzerinde durmamış ve çabuk smaçlarla oynatmayı seçmiştir. Altunyurt takımı da 1972 yılına kadar bu anlayış ile ilerledi. 1972 yılından sonra Asya voleyboluna yönelmişlerdir. Böylece büyük bir atılım gerçekleşti. Artık Türkiye’de bu tarza Altınyurt tarzı denmektedir. Altınyurt seçkin sporcuları az olan bir takımdı. Ancak iyi oyuncular yetiştirmekteydi. Fakat bu oyuncuları elinde tutamayıp farklı takımlara kaptırmaktaydı.

1971 yılında Voleybol Federasyonu Teknik Komitesi, ulusal takım için Doğu Avrupa voleybolunda ayrılmaya ve Asya oyun anlayışına yönelmeye karar verdi. Bunun için de ulusal takım antrenörü olarak Cafer Aksakal getirilmiştir. Geniş çaplı bir çalışma başlatıldı. Bu çalışmada Alltınyurtlu takım oyuncuları, personelleri ve teknik ekibi yer aldı. Böylece hızlı bir voleybol oynayacak takım oluşturuldu.

Cafer Aksakal 1973 yılında yapılan Avrupa Gençler Şampiyonası’nda beş maç kazanıp üç maç kaybederek turnuvayı on dördüncü olarak bitirdi. Türkiye’nin oynadığı voleyboldan büyük övgülerle bahsedilmeye başlandı.

1975 Sonrası

1975 yılında 1971 yılından beri genç ulusal takımlarda çalışan oyuncularla Umut Ulusal Takımı oluşturulma fikrini ortaya attı. Bu toplantıya başkanlık eden kişi federasyon Teknik Direktörü Ayhan Demir’dir. Toplantıya ise Mehmet Bengü (Fuat), Enver Göçener, Cahit Erdoğuş gibi isimler katıldı.

Teknik antrenörlüğünü Mehmet Bengü’nün yaptığı Umut Ulusal Takımına; Selim Çavuşoğlu, Serap Gençsu, Serdar Çağan, Dünya Baltacıoğlu, Yusuf Hakim, Ahmet Özçam, Mehmet Gündüz, Şakir Kayhan, Secaattin Yetiştiren, Cumhur Tezesen, Eşref Yıldırımer, Gökhan Esentan seçilmiştir. Takım Asya voleybol anlayışı üzerine kuruldu.

Takım 1975 yılının Temmuzunda; Batı Almanya’da düzenlenen ve Romanya, İtalya ve Batı Almanya’nın oynadığı dörtlü turnuvaya katıldı. İlk maç Batı Almanya ile oynandı ve 3-0’lı bir galibiyet alındı. İkinci maçta Romanya 3-2 mağlup edildi. Şampiyonluk maçında ise İtalya’yı 3-0 mağlup ederek şampiyon olduk. Bu başarı sonrası Cezayir’de düzenlenen Akdeniz Olimpiyatları’na Erkek Ulusal Takım yerine; Umut Ulusal Takımı gönderildi. Bunun bir nedeni de Batı Avrupa Kupası’nda yaşanan oyuncular ve yöneticiler arasında bazı tatsız olaylar yaşanmasıdır. Bu turnuvada Fas’ı 3-0, Mısır’ı 3-1 yendik, ama İtalya’ya 3-0 kaybederek mağlup olduk.

Türk Voleyboluna Eczacıbaşı Etkisi

1975 yılından sonra Türkiye’de voleybol büyük bir gerileme yaşadı. Türkiye Ulusal Takımı’nda eski ve yeni oyuncular yer aldı. Bundan dolayı karışık bir oyun anlayışı ile oynanmaya başladı. Böylece büyük bir bocalanma yaşandı.

Bu tarihlerden sonra her ülke kendi voleybol anlayışı ile oynamaya başladı. Ülkelerde voleybol açısından köklü değişiklikler yaşandı. Artık ‘’Japon Voleybolu’’ yerine her ülkenin kendi voleybol anlayışı vardı. Ancak Türkiye iki anlayışı birlikte götürmeye çalıştı. Bu yanlış düşünce ile Türkiye voleybolu uzun bir süre ilerleyemedi. Bu yanlış anlayışı Eczacıbaşı Spot Kulübü kırdı. Kulübün Deplasmanlı Lige yükselmesini sağlayan Ayhan Demir’in bu durumda büyük bir emeği olmuştur. Eczacıbaşı yöneticileri; Avrupa Kupaları’nda başarı aramaya başlayınca, hem erkek voleybol takımı hem de kadın voleybol takımı çağdaş voleybola yöneldi.

Ayhan Demir’den sonra Eczacıbaşı teknik direktörlüğüne Cengiz Göllü getirildi. Eczacıbaşı içeride Doğu Avrupa voleybolu ile sonuca gidebiliyordu. Ancak dışarıda pek bir başarı elde edemiyordu. Bunun nedeni artık her ülkenin kendi oyun anlayışını geliştirmiş olmasıdır. Dışarıda başarılı olabilmenin tek yolu da buydu.

Eczacıbaşı’nın ligde çağdaş voleybola yönelmesi ve başarı elde etmesi Vinylex, İtfaiye, Galatasaray gibi güçlü takımların da çağdaş voleybola yönelmesi sağlanmıştır. Böylece Türkiye voleybolu da büyük bir ilerleme gerçekleşti. 

Eczacıbaşı; yürüttüğü bu başarının meyvelerini toplamaya başlamıştı. 1977 yılında İtalya’da düzenlenen Genç Kızlar Avrupa Şampiyonası elemelerinde İtalya’yı 3-2,  İspanya’yı 3-0, Belçika’yı 3-0 yenerek birinci oldu.

Eczacıbaşı’nın çalışmaları sonucunda Türkiye’de bulunan takımlar Avrupa kupalarında büyük başarılar elde etmeye başladı. Eczacıbaşı’nın bu yıllardaki çalışmaları Türkiye voleyboluna büyük katkılar sağlamıştır. Günümüzde altyapıdan birçok oyuncu çıkarmakta ve ülkemizi Avrupa ve dünyada çok iyi temsil etmektedir. Böylece ülkemizde Eczacıbaşı ekolü oluşmuş ve büyük başarılar sağlamıştır.

اترك تعليقاً

لن يتم نشر عنوان بريدك الإلكتروني. الحقول الإلزامية مشار إليها بـ *

Pin It on Pinterest